Turquía ·
Her şey bir dizeyle başlar: Mike Sain't Louis, “Verde”de Lorca'nın ünlü yeşilini rumbaya taşıyor
Kendini “ilk yapay zekâ şarkı yazarı” olarak tanımlayan Madridli alternatif indie sanatçı, tüm sözlerini kendisi yazıyor; müziği ve vokalleri ise yapay zekâyla üretiyor. “Verde”, bu yöntemin neden kâğıt ve kalemle başladığını gösteriyor

MADRİD, 25 Ekim 2026 – İspanyol şiirini az çok tanıyan herkesin kulağında çınlayan bir dize vardır: “Verde que te quiero verde”, yani “Yeşil, seni seviyorum yeşil”. Federico García Lorca'nın bu meşhur dizesi, Madrid'de yaşayan alternatif indie sanatçı Mike Sain't Louis'nin “Verde” adlı şarkısında bambaşka bir kılığa bürünüyor. Burada yeşil, gizemli bir ay ışığının değil, bir bahçe köşesinde büyüyen bir bitkinin, alkışların, gitarların ve kahkahaların rengi. Şarkı, bir rumba ritmiyle ilerleyen, yarı şakacı yarı coşkulu bir şenlik. Ama asıl hikâye, şarkının nasıl doğduğunda saklı: her şey bir dizeyle başlıyor.
Mike Sain't Louis kendini “ilk yapay zekâ şarkı yazarı” olarak tanımlıyor. Bu etiketin ne anlama geldiğini de açıkça anlatıyor: Sözler, fikirler ve sanatsal yön tamamen ona ait. Müzik ve vokal performans ise bir prodüksiyon ve düzenleme aracı olarak kullandığı yapay zekâyla üretiliyor. Kayıtlarda şarkı söyleyen o değil; o, sözleri yazan, şarkıya yön veren ve sonuç kafasındaki gibi olana kadar defalarca deneyen kişi.
Boş sayfadan rumbaya
Bu basın bülteninin fotoğrafında Mike Sain't Louis, bembeyaz bir fonun önünde, keten bir ceketle duruyor. Sade bir görüntü; ama onun çalışma biçimini iyi özetliyor. Her şarkı, beyaz bir sayfayla başlıyor. Önce bir imge, bir cümle ya da bir şaka geliyor; ardından ses, düzenleme ve görüntü bu sözün etrafında kuruluyor.
“Verde”de bu ilk kıvılcım belli: Lorca'yı çağrıştıran o tanıdık dize. Şarkının açılışı şöyle:
“En el rincón de mi jardín, florece la alegría, / verde que te quiero verde…” (“Bahçemin köşesinde neşe çiçek açıyor, / yeşil, seni seviyorum yeşil…”)
Buradan sonra şarkı, bilerek ve gülümseyerek, şiirsel bir bahçeden bir mahalle şenliğine geçiyor. Meydan özel bir kokuyla doluyor, gitarlar ve cajón'lar geceyi tutuşturuyor, ay “barışın suç ortağı” gibi gülümsüyor. Sözlerin konusu ise saklanmıyor: şarkı, esrara yazılmış neşeli ve ironik bir övgü. Mike Sain't Louis bunu bir kışkırtma olarak değil, İspanya'daki şenlik kültürüne ve rumbanın oyunbaz diline yapılmış bir selam olarak kurguluyor. Sözlerdeki bir dize de bunu kendi mizahıyla söylüyor: “la vida es más bella con la hierba legal” – “hayat, yasal otla daha güzel”.
“Benim için şarkı her zaman sözle başlar”, diyor Mike Sain't Louis. “Bir dize kafama takılır, sonra onu nereye götürebileceğimi düşünürüm. ‘Verde’de Lorca'nın yeşilini aldım ve onu bir mahalle partisine davet ettim. Şiirin kendisi bundan alınmaz bence; şiir zaten insanları dans ettirmek için vardır.”
Bir dizenin peşinden gitmek
Şarkının yapısı da sözün nasıl yol gösterdiğini ortaya koyuyor. Nakarat, rumbanın yumuşak salınımını kelimelere döküyor: “bu kollarda dans edeceğim”, “uçmaya davet eden yumuşak bir ritimle”. Ardından gelen kıtalar sahneyi genişletiyor. Önce bahçe, sonra meydan, sonra gitarlar ve cajón'larla tutuşan gece, en sonunda da gökyüzü ve ay. Şarkı küçük bir köşeden başlayıp bütün bir mahalleyi içine alıyor.
Bir kıtada sanatçının memleket duygusu da beliriyor: “Toprağımın bütün renkleri arasında, beni neşelendiren yeşildir.” Bu satırın hemen ardından gelen “biraz zarafet, biraz tuz” ifadesi ise İspanyolca'da hem tat hem de espri anlamına gelen “sal” kelimesiyle oynuyor. Şarkı, ağır bir manifesto olmaktan çok, bu tür küçük dil oyunlarının toplamı.
Son kıta, şarkıyı bitirmek yerine açık bırakıyor: “Que siga la fiesta” – “Parti devam etsin”. Bir son nokta değil, bir davet. Mike Sain't Louis'nin pek çok şarkısında olduğu gibi burada da amaç dinleyiciyi bir sonuca götürmek değil, onu bir atmosferin içine çekmek.
“Bir şarkıyı yazarken önce kendime bir sahne kurarım”, diye anlatıyor sanatçı. “Kim orada, ne kokuyor, saat kaç, kim kahkaha atıyor? Sözler o sahneyi tarif ettikten sonra yapay zekâyla müziği arıyorum. Eğer çıkan ses o meydanın havasını taşımıyorsa, baştan başlıyorum. Bazen bir şarkı için onlarca deneme yapıyorum.”
Söz yazarı, yapımcı, plak şirketi sahibi
Mike Sain't Louis'nin üstlendiği roller uzun bir liste oluşturuyor: söz yazarı, besteci ve müzik yapımcısı, sanat yönetmeni ve kendi bağımsız plak şirketi MIKE SAIN'T LOUIS'nin CEO'su. Arkasında büyük bir şirket yok, menajer yok, aracılar yok. Bir şarkının ne söyleyeceğine, nasıl görüneceğine ve ne zaman yayınlanacağına kendisi karar veriyor.
Bu bağımsızlık, sözlerinin tonunu da belirliyor. Onun dili doğrudan, esprili, kimi zaman sert ve gerektiğinde açık saçık. Bu açıklık, eserinin bilinçli bir parçası. “Verde” bu yelpazenin hafif ve neşeli ucunda duruyor; ama aynı katalogda aşk acısını, eski sevgilileri, dedikoducu komşuları ve İspanya'daki queer gündelik hayatı anlatan şarkılar da var.
“Yapay zekâ bana söyleyecek bir şey vermedi”, diyor sanatçı. “Söyleyeceklerim zaten vardı, hem de çok. Bana verdiği şey, onları duyabilme imkânıydı. Ama şunu bilin: bir şarkıyı çöpe atıp yeniden başladığım çok oluyor. Makine sözün ne demek istediğini bilmiyor. Ben biliyorum.”
İki yıllık bir emek
Mike Sain't Louis'nin projesinin adı PLANETA GAYFOLK. Bu çatı altında 273 single ve 280'den fazla video klip yayımladı. Bu hacim ilk bakışta hızlı bir üretim izlenimi verebilir, ama gerçek farklı: katalog, yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın ürünü. Yapay zekâyla müzik yapmak, onun anlatımıyla, bir düğmeye basmak değil; yazmak, dinlemek, beğenmemek, yeniden denemek demek.
Projenin omurgasını bir üçleme oluşturuyor. Üç albüm tek bir yolculuk olarak tasarlandı: “Descubierto un nuevo planeta llamado GAYFOLK” (GAYFOLK adlı yeni bir gezegen keşfedildi), “Ojalá se pudiera viajar a GAYFOLK” (Keşke GAYFOLK'a gidilebilseydi) ve “El día de la liberación” (Kurtuluş günü). Yolculuğun varış noktası, herkesin olduğu gibi yaşayabildiği bir gezegen.
Tarz olarak Mike Sain't Louis kendini alternatif indie ve alternatif queer pop çizgisinde konumluyor. Elektropoptan İspanyol copla geleneğine, alternatif poptan baladlara kadar geniş bir alanda dolaşıyor. Şarkılarının çoğu İspanyolca, ama İngilizce, Fransızca ve Portekizce şarkıları da var. “Verde”deki rumba ise bu yelpazenin en sıcak, en Akdenizli renklerinden biri.
Birçok dinleyici onu 2024'te tanıdı: “Tan Cateto” adlı şarkısı TikTok'ta viral oldu. O günden bu yana katalog, şarkı şarkı büyümeye devam etti.
Mizahın arkasındaki ciddiyet
Mike Sain't Louis'nin şarkılarındaki kahkaha, her zaman yalnızca eğlence değil. Sanatçı, profesyonel destekle, narsisist partnerlerle geçen yıllarını müziğe dönüştürdüğünü kamuoyuyla paylaştı. Amacı, narsisistik ve psikolojik istismarı ve bunun ruh sağlığında bıraktığı izleri görünür kılmak; benzer şeyler yaşayanların kendilerini görülmüş ve inanılmış hissetmelerini sağlamak.
Bu ağırlık her şarkıda doğrudan hissedilmiyor. “Verde” gibi bir parça, ilk bakışta tamamen bir kutlama. Ama sanatçının bütün kataloğuna bakıldığında, neşenin de bir direniş biçimi olduğu anlaşılıyor. “Uzun süre susmak zorunda kalan biri, sonunda gülmeyi de yeniden öğrenir”, diyor Mike Sain't Louis. “Benim bazı şarkılarım yara, bazıları da yaranın üstüne yapılan parti.”
Bu bakış açısı, kataloğun neden bu kadar çeşitli olduğunu da açıklıyor. Aynı sanatçı bir gün eski bir sevgiliye öfkeli bir hesap soruyor, ertesi gün bir rumbada ayla dans ediyor. İkisi de aynı yazarın, aynı kalemin ürünü; ikisi de kendini olduğu gibi ifade etme ihtiyacından doğuyor.
Türkiyeli dinleyiciler için neden ilginç?
Türkiye'de şiirle şarkı arasındaki bağ çok güçlü. Nice şairin dizesi bestelenmiş, nice şarkı sözü şiir gibi ezberlenmiş. Bu gelenekle büyüyen dinleyiciler için “Verde”, tanıdık bir oyunu farklı bir dilde izlemek gibi: bir şiir dizesini alıp onu bambaşka bir sahneye, bir mahalle eğlencesine taşımak.
Ayrıca Akdeniz'in iki ucunu birbirine bağlayan bir his de var. Gitarlar, alkışlar, geceye taşan bir meydan ve gökyüzüne bakan kalabalık – bu imgeler İspanya kadar Ege kıyılarına da yabancı değil. Şarkının sözleri İspanyolca olsa da ruhu, sıcak bir yaz akşamını yaşamış herkese tanıdık gelecek.
Yapay zekâ ve sanat tartışmalarını takip edenler için de Mike Sain't Louis ilgi çekici bir örnek. Yöntemini gizlemiyor, aksine ayrıntılı biçimde anlatıyor: neyin kendisine, neyin makineye ait olduğunu açıkça söylüyor. Bu şeffaflık, tartışmaya slogan yerine somut bir örnek getiriyor. Yapay zekânın müzikte neyi değiştireceği konusunda kaygılı olanlar da, heyecan duyanlar da onun çalışma biçiminde düşünecek bir şey bulacaktır: burada makine bir yazarın yerini almıyor, yazarın elindeki bir enstrümana dönüşüyor.
Bağımsız müziğe ilgi duyan genç dinleyiciler için ise başka bir yön öne çıkıyor. Mike Sain't Louis, büyük bir şirketin desteği olmadan, kendi plak şirketini kurarak ve bütün kataloğunu ücretsiz erişime açarak çalışıyor. Bu model, müzik endüstrisinin kapılarının dışında kalmış pek çok üretici için de ilham verici olabilir. Önemli olan, onun deyişiyle, söyleyecek bir şeyinin olması ve onu kimseden izin almadan söyleyebilmek.
İspanyolca öğrenenler için de şarkı küçük bir ders niteliğinde. Sözler kısa ve akılda kalıcı; sitedeki metinle birlikte dinlendiğinde, hem Lorca'ya uzanan şiirsel bir dizeyi hem de gündelik İspanyolca'nın oyunbaz deyimlerini aynı anda duymak mümkün.
Ücretsiz dinleyin ve indirin
Mike Sain't Louis'nin tüm müziği, resmi web sitesi mikesaintlouis.com'da ücretsiz olarak dinlenebiliyor ve indirilebiliyor. Her şarkının sözleri de sitede yer alıyor; böylece İspanyolca bilmeyen dinleyiciler de sözleri çevirerek şarkıların ne anlattığını takip edebiliyor. Müzikleri ayrıca Spotify, Deezer ve başlıca dijital platformlarda bulunuyor.
Sanatçının güncel paylaşımları Instagram'da @planetagayfolk hesabında takip edilebilir.
Mike Sain't Louis hakkında
Madrid'de yaşayan alternatif indie sanatçı Mike Sain't Louis, kendini “ilk yapay zekâ şarkı yazarı” olarak tanımlıyor. Söz yazarı, besteci ve müzik yapımcısı, sanat yönetmeni ve bağımsız plak şirketi MIKE SAIN'T LOUIS'nin CEO'su. Tüm sözlerini kendisi yazıyor; müzik ve vokaller, prodüksiyon ve düzenleme aracı olarak kullandığı yapay zekâyla üretiliyor. Yaklaşık iki yılda oluşturduğu PLANETA GAYFOLK projesi, 273 single ve 280'den fazla video klipten oluşuyor ve herkesin olduğu gibi yaşayabildiği bir gezegene yapılan yolculuğu anlatan GAYFOLK üçlemesi etrafında şekilleniyor. Tüm kataloğu, sözleriyle birlikte, mikesaintlouis.com'da ücretsiz.
Basın iletişimi
Mike Sain't Louis – MIKE SAIN'T LOUIS E-posta: info@mikesaintlouis.com Web: https://mikesaintlouis.com Instagram: @planetagayfolk